[Kitap] Tess'in Gözyaşları

Kübra | 10/29/2015 |

Orjinal Adı: Tears of Tess
Yazar: Pepper Winters
Çevirmen: Arzu Sarı
Tür: Erotica,Bdsm,Dark
Goodreads Puanı: 4.13
Sayfa Sayısı: 496
Seri Sıralaması: Monsters in the Dark Serisi #1
Yayınevi: Arkadya Bitter
Çıkış Tarihi:  2015
Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıl dönümlerini kutlamak için Tess Snow’u Meksika’ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi. Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan’la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.

Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, “Gözlerindeki karanlığı görüyorum,” diyordu. “O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor.”
Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.
Önce Goodreads'ta karşıma çıkıyordu kitap,sonradan ise Arkadya Bitter'in çıkaracağı kitaplar arasında olduğunu gördüm.

Master Q'nün namını daha kitabı okumadan çıkmasını beklediğim zamanlardan duyduğumdan beri merakla bekliyordum kitabı.

Ve beklediğime değdiğini düşünüyorum. (:

Okurken beni kızdırdığı sahneler olsa da sevdim.Yani bazı sahneler cidden sinirlendirdi beni ama geneline bakarsak bir kaç saat içinde okudum kitabı ve beğendim.

Arka kapaktan konusu hakkında az çok bir şeylr anlıyor zaten insan.
Tess sevgilisi ile Meksika'ya gittiği tatilde kaçırılıyor ve satılıyor.Onu satın alan kişi ise kitabımızın erkek karakteri Q Mercer.

Başlarda Tess gibi bizde Q'yü kötü biri olarak görüyoruz ama tanıdıkça aslında kendisini sevdiriyor.Tabi bu beni kızdırdığı sahnelerin olmadığı anlamına gelmiyor.Mesela misafirleri geldiği zaman Tess'i orada öylece bırakması-nasıl bıraktığını söylemiyorum ki spoiler olmasın,okuyunca anlarsınız. :3- ve sonra Tess'e karşı çok ilgisiz olması.Onu orada öyle çaresiz bir şekilde bırak sonrada başkaları dokununca sinir krizi geçir.Bak aklıma geldikçe sinir oluyorum. *-*

Gerçi sonra adamı Tess'e dokundu diye vurdu orası ayrı.Bak yaa dayanamadım spoiler verdim,sorry. :D

Buna benzer bir kaç sahne daha vardı.Yani beni sinirlendirdiği,yoksa yukarıdaki gibi sahne yok başka ama başka bir şey var.O da Tess'in salaklığı yüzünden oldu ama keşke olmasaydı diyorum. *-*

Q Tess'i kurtarınca birden aydınlanma yaşadı kız,180 derece döndü. :D
Kitapta bir kaç kere böyle ani dönüşler yaptı,açıkcası bu durumu pek sevmedim.Ama sonra Q'ya aşık olduğunu anlayınca adamın her dediğini yaptı.

Tess'in Gözyaşları erotica&bdsm türünde şu ana kadar okuduğum en karanlık kitaptı.Yani diğer kitaplar ile karşılaştırma yapılamaz gibi ama yine de 50 Ton,Uçuşta serisi,Milyonluk Günah vs. diğerleriyle kıyaslanınca cidden dark arkadaş!!! Ama şöyle de bir şey var.Kitap bdsm&erotica ama çok fazla cinsellik yoktu,diğer okuduğum kitaplara göre.Nasıl yani derseniz? Üç sayfada bir yatak sahnesi yoktu.Tabi olanlarda da yazar bdsmin dibine vurmuş cidden.

Evet,Q hastalıklı bir ruha sahip ama Tess'te çok masum değil.Zira kendisi de bu tarz şeyler istiyordu.Eh aradığını da  buldu. Q'nun yaptıkları cidden fazla ama Tess'te bundan zevk alıyordu.Yani ikisi de hasta ruhlu diyebiliriz. :D
Q benim evimdi. Q benim efendimdi. Q benim yeni hayatımdı.
Kitabın türü zaten bu olduğu için pek yadırgamadım açıkcası,sonuçta bu sahneler olmasa türü bdsm,erotica olmazdı zaten.

Bu istekleri dışında Q'yu sevdim ben.
Evet Q'nün alfa erkekliği, sahipleniciliği, koruyuculuğu biraz fazla ama yine de sevdim ben.
Quincy'yi pek fazla göstermedi,kendisini pek açmadı.Eh bu kadar karanlık birinin daha ilk kitaptan açılmasını beklemekte fazla olurdu diye düşünüyorum.

Yukarıda da dediğim gibi yaptığı bazı şeylerden nefret etsemde,tanıdıkça Tess'e verdiği değeri gördükçe ve özellikle köleleri için yaptığı şeyleri de öğrendikten sonra daha da sevdim.Dövmesinin anlamı da çok iyiydi.
Je suis tellement désole"Seni koruyacağım. Her şeyi düzelteceğim.”
Q'nün kitap boyunca bir çok yüzünü görüyoruz; Q, Efendi, Meirte, Quincy.
Quincy'yi pek göremedik maalesef,diğer kitaplarda ona dair daha fazla şey okumak istiyorum.Efendi Q'yü fazlasıyla okuduk zannımca.

Tess'in geri dönmesi ve Q'ya meydan okuması güzeldi.Aşkının peşinden gitti kız. :3
Ayrıca yaptırdığı dövmede anlamlıydı.

Q'nun itirafı da güzeldi.Tess'e değer verdiğini zaten hareketleriyle belli ediyordu ama bunu Tess'e söylemesi de güzeldi.Tamam,tamam yaptığı pisliklerde vardı ama yine de sevdiriyor adam kendini yahu. :D
C'etait la plus grosse erreur de ma vie â te renvoyer â lui.
Seni göndermek hayatım boyunca yaptığım en büyük hataydı.
Ayrıca Q'nün Tess için intikam almak istemesini de sevdim. :D
Zaten Tess'in başına gelenleri okurken Q'nün Tess'in intikamını almasını istiyordum.Gerçi bu kitapta okuyamadık bunu ama belki ikinci kitapta yer alıyordur.

Franco'yu da sevdim ben.Keşke onunda kitabı olsaymış.Hatta Suzette ile beraber olabilirler.Yakışıyorlar bence. :D

Bölüm başlarında yer alan isimler serçe türleriymiş,kitabı okuduktan sonra araştırınca gördüm.İsimler,dövmeler,serçelerin olduğu bahçe.Serçe bizim için özel bir anlam ifade ediyor artık. :D

Kitapta en sevdiğim şey sanırım kurgunun Amerika'da değil Fransa geçmiş olması.Tess Avustralyalı,Q Fransalı.Okuduğum kitapların genelinde hikaye hep Amerika'da geçiyordu.Bu yönden bile fazlasıyla farklıydı.Q'nün Fransızca konuşmasını duymak istiyorum!!

Kitap daha dün çıktı ama ben şimdiden ikinci kitabı merakla beklemeye başladım.
Umarım yayınevi bu kitap dahil çıkardıkları diğer kitaplarında devam kitaplarında arayı fazla açmaz.Zira diğerlerinin de devam kitaplarını merakla bekliyorum. :3


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Copyright 2013 © BİR OTAKUNUN DÜNYASI

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI