[Kitap] Tehlikeli Temas

Kübra | 7/23/2015 |

Orjinal Adı: Fallen Too Far
Yazar: Abbi Glines
Çevirmen: Derya İmer Aydınlık
Tür: New Adult,Günümüz Aşk
Goodreads Puanı: 426
Sayfa Sayısı: 256
Seri Sıralaması: Rosemary Beach Serisi #1
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Baskı Yılı: 2015
Bambaşka dünyalardan gelen iki üvey kardeş… Asla sizin olmamasi gereken şeylere duyulan arzu…
Blaire Wynn'in en son istediği şey babasının yeni ailesinin yaşadığı Florida'daki Rosemary Sahili'ne taşınmaktır. Ancak seçim şansı yoktur. Bir hastalık yüzünden ölen annesi, ardında yüklü borçlar bıraktığı için Blaire'in Alabama'daki çiftliği elinde tutması mümkün değildir.
Koltuğunun altındaki tabancayla kamyonetini zengin sahil kasabasına çeken Blaire buraya asla uyum sağlayamayacağını bilmektedir. Babasının Paris'e gittiğini ve onu yeni üvey kardeşi Rush Finlay'le yalnız bıraktığını öğrenince daha büyük bir hayal kırıklığı yaşar. İnsanları hor gören, hiçbir şeyden pişmanlık duymayan, adı çıkmış bir rock yıldızının oğlu olan Rush yakışıklı olduğu kadar şımarıktır da… Ve Blaire'i gördüğü anda genç kızın kanına girer.
Yaz ayları ilerledikçe genç kadın, Rush'ın asla tahmin etmediği yanlarını görecek ve birbirlerine karşı hisleri görmezden gelemeyecekleri kadar güçlenecektir. Ancak Rush, Blaire'in tüm dünyasını yıkacak bir sır bilmektedir. Blaire genç adamın tehlikeli temasına kendini kaptırmadan önce bu gizemi ortaya çıkarabilecek midir?

 Kitap iki saatte bitti.Çerezlik bir kitaptı.
Blaire annesini kaybedince tek akrabası olan ve onları terk eden babasının yanına gider.Fakat babasının verdiği adrese gittiğinde babasının evi değil,üvey kardeşi Rush'ın evi olduğunu öğrenir.Babasıysa uğruna ailesini terk ettiği eşiyle Paris'lerde fink atar. >.<

Kitabın konusu kısaca böyle.Rush ve Blaire'in aynı evde yaşamaları,birbirlerinden uzak durmaya çalışmları ama  ne yaparlarsa yapsınlar buna engel olamamalarını konu alıyor diyebiliriz.
Aslında daha çok Rush Blaire'den uzak durmaya çalışıyor.Blaire ne istediğini biliyor,bu yüzden kararsız değil ama Rush'ın sürekli benden uzak durmalısın nidaları yüzünden o da geri çekilmeye çalışıyor.

Bütün kasabanın bilipte Blaire'in bilmediği sır yüzünden Rush Blair'den uzak durmaya çalışıyor. :3

Blaire karakterini sevdim,yaşadıkları yüzünden kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kız.Zaten babasının yanına geldiğinde de tek düşüncesi ayrı bir eve çıkmak için para biriktirene kadar onun yanında kalmaktı.Babası olmasa da planı hala bu yöndeydi.

Rush'ın çekimine kapılması ise an meselesi oldu.

Woods'u da çok sevdim ben.Bety ile olsun isterdim ama çiftleri başkaları olmuş onların. :/

Tamam bazı yerlerdeki sahne geçişlerinde sıkıntı vardı biraz ve açıkcası okurken bir çok klişeyle de karşılaşıyorsunuz,hatta sonlara doğru üç -en fazla dört puanlık- bir kitap olarak düşünüyordum ama ah o sır yok mu o sır!!! Aklıma her türlü şey geldi ama böylesi hiç gelmedi.Blaire bu sırrı öğrenince en doğrusunu yaptı. -.-

Yalnız kitapta nefret ettiğim üç karakter var.Okuyanlar tahmin edebilir ama ben söyleyim yine de, Rush'ın kız kardeşi Nan,annesi Georgina mıdır nedir ve Blaire'in babası olacak şerefsiz.Evet bu kelimeyi kullandım çünkü tam olarak bunu hak ediyor pislik adam. >.<

Bu tarz konularda babalara çok sinir oluyorum,hatta bu kadar çabuk affettikleri için karakterlere daha da çok kızıyorum,önceden buna benzer konulu okuduğum bir iki kitaba yazdığım yorumda görmüşsünüzdür belki,görmediyseniz de artık öğrenmiş oldunuz. :D

Her neyse ben kitaba geri döneyim. :3

Kitapta üvey kardeş olarak geçiyorlar ama Blaire'in babasının Rush'ın annesiyle evlenmesinin onları üvey kardeş yaptığını düşünmüyorum,zira ikisininde hem annesi hem babası farklı,kaldı ki Blaire'in o pislik babasının evlendiği kadına üvey anne gözüyle bakmayacağı da kesin.

Blaire'e kızdığım sahnelerde oldu.Evet herşeyin sorumlusu babası ama o sonlarda bile Nan'ı düşündü ya,kızım delirdin mi sen ya ondan sana ne,sen kendi çektiğin acılara baksana. *-*

Kitabın sonu feci bitti.Rush'a üzüldüm ama o sırrı çok önceden söylemeliydi.Bütün kasaba bilirken Blaire'in bilmemesi ve bunu öğrenme şekli de hiç iyi değildi.

Cain denen biri çıktı birde sonlara doğru,umarım ikinci kitapta pek fazla görünmez gözüme. Ve evet bu merakla ikinci kitaba da başladım.Tabi bendeki ingilizceyle ne zaman biter,biter mi orası muamma ama merakıma yenik düşüp başladım bakalım. :D

Yayınevi orjinal kapak kullanmış,kitap tam kitabın içeriğine uymuş bence.Redaksiyonda da pek sorun görmedim ben.

Serinin ikinci kitabı çabuk çıksa keşke,ingilizce okumaya başladım başlamasına ama benim seviyem belli olduğu için bırakmam an meselesi. :D

Aynı zamanda seri 15 kitaplık bir seriydi sanırım,ama kendi içlerinde de bölmüş yazar.Mesela Rosemary serisinin ilk dört kitabı Blaire&Rush çiftini anlatan Too Far serisi,Woods&Della çiftinin ki Perfection serisi,Grant&Harlow'un Change serisi gibi...

Yani seride kendi içinde serilere ayrılmış durumda,tabi bizim bu serideki bütün kitapları okumamız kaç yılımızı alır orası meçhul. :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Copyright 2013 © BİR OTAKUNUN DÜNYASI

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI