Okuma Etkinliği #22 || Önyargı || Yazarın Diğer Hikayeleri

Kübra | 4/13/2016 |

Yeni bir etkinlikten selamlar!
Etkinliğimizin şimdiki konuğu Delicia Black'ın ilk kitabı Önyargı.

Yazarımızın wattpadde yayımladığı hikayeleri merak ediyor musunuz? Öyleyse bu yazı tam sizlik. :D



Bir Deli Bahar Rüyası
Yirmi sekiz yıllık hayatında istediği hiçbir şeyi elde edemediğine inanan bir kadın, Bahar. Başladığı noktaya, baba evine döndüğünde artık hayattan pek de bir beklentisi yok. Şanssızlık abidesi olduğuna inanırken memleketinde, İzmir'in ortasında kendi deyimiyle 'çöl ayısı' ile karşılaşıyor ve o andan itibaren zaten karmaşık olan hayatı içinden çıkılmaz bir hal alıyor. *** -"Nasıl yemek? Niye?" -"İnsan olduğumuz için olabilir mi? Yoksa sen yemiyor musun?" -"Komik olduğunu mu sanıyorsun?" -"Hayır, öyle bir iddiam yok. Sadece senden bu akşam yemeğini benimle yemeni istiyorum. Cevap verecek misin?" -"Hayır." -"Neye hayır? Cevap vermeye mi, teklife mi?" Bu adam benim tansiyonumu çıkarıyor. Bir cinnet anıma bakıyorsun Selim Bey tehlikenin farkında mısın? -"Asfalyalarımı attırmaya yemin ettin herhalde! Seninle yemeğe gelmiyorum. Tamam özrünü kabul ettim, artık uzatma lütfen. Kolumu da nüfusuna geçirmek zorunda kalmadan bırak." -"Bana bak İzmir kızı, asfalyaların umurumda değil. O yemeğe gidilecek. Kabul edene kadar da peşindeyim." 'Kardeşim sen manyak mısın?' diye sormak istesem de gözlerine öldürmek ister gibi bakmakla yetindim. Bu adama 'kardeş' diye hitap edersem dilimin taş olmasından korkuyorum. -"Sapıksın yani?" -"Bunu o yemeğe gelmeden anlayamazsın." Ve sen bunu iyice eğilip nefesinle tenimi gıdıklamadan da söyleyebilirdin. Kahve ve nane kokusu? Hımm... -"Size bol şans Avukat Bey." Nihayet kolumu kurtarıp yürümeye başladım ama arkamdan seslendiğinde lanet olsun ki kalp atışlarım yine hızlandı. -"Size de bol şans Mühendis Hanım. Bu arada bana çöl ayısı dediğini duydum. Yemekte bu konuyu da konuşacağız!"


Kafesteki Cennet

Stafford Kontesi Katherine Jane Wright; henüz altı yaşındayken kaderine karar verilmiş bir genç kadındı. Aynı yaşta annesizliği tatmış, kârlı bir evlilik anlaşması karşılığında kendisi gibi her şeyden habersiz bir oğlan çocuğuyla nişanlandırılmıştı. Zalim bir babanın gölgesinde geçirdiği, sevgiden yoksun çocukluğun ardından on beş yaşına geldiğinde başka bir zorbanın eline düşmüştü. Evliliğinin ikinci gününde taşraya, sürgüne yollayan kocasının sözleri ömrünün sonuna dek aklından çıkmayacaktı. Gloucester Dükü Jordan Henry Wilson; her şeye sahip ama aslında hiçbir şeyi olmayan bir adamdı. Yaşadığı yenilgiler yüzünden hayal kurmayı kendisine uzun yıllar önce yasaklamıştı. Zenginliğin ortasında bir köleydi. Babası öldüğünde her şeyin daha kolay olacağını düşünmüştü ama fena halde yanılıyordu. İki yıl önce sürgün ettiği genç kızın gerçek bir kadına dönüştüğünü gördüğünde ise hem şaşıracak hem de düşesinin oyunlarıyla mücadele etmeye çalışacaktı. Peki, Düşes ayrı geçirdikleri yıllarda gerçekten kocasının istediği gibi bir kadına mı dönüşmüştü? Yoksa o masum kız çocuğunun yerine intikam planları kuran bir günah tanrıçası mı gelmişti? 16. yüzyılın İngiltere'sinde kaderin bir araya getirdiği bir kadın ve erkeğin her şeye rağmen hayatta kalma mücadelesi...


Kibir Kraliçesi
Gavina Donavay güzelliği ve huysuzluğu ile efsaneleşmiş asil bir İskoç Leydisiydi. Tehlikeliydi, cesurdu, zekiydi ve en önemlisi mücadele etmekten asla vazgeçmezdi. On sekiz yaşına geldiğinde uygunsuz davranışları sonunda başını derde sokmuştu. Ağabeylerinin onun için düşündüğü ceza ise belliydi. Kesinlikle en yakın zamanda evlenip rezil davranışlarına bir son vermek zorundaydı! Eğer hayatta en nefret ettiği adamı kendisine damat olarak seçmemiş olsalardı evliliğin mutsuzluğa sürüklendiği evinden kurtulmak için bir fırsat olduğunu düşünebilirdi. Ewan Macleod ya da herkes tarafından bilinen ismiyle Atmaca; dürüst, çalışkan, cesur, asil ve tehlikeli derecede yakışıklı bir adamdı. Klanını sorunsuz şekilde yönetmek, düşmanlarının karşısında güçlü olmak için en kısa zamanda evlenmek zorundaydı. Seçtiği gelinin başına açacağı dertlerden habersiz doğuracağı varislerin hayalini kuruyordu. Çünkü Ewan Macleod kadınları iyi tanırdı. Nasıl davranması gerektiğini bilir, onları kendisine hayran bırakırdı. Tabi Gavina Donavay tanıdığı hiçbir kadına benzemiyordu ve kocasını evlendiğine pişman etmeye sonuna kadar kararlıydı! İkisi için de büyük bir savaş başlamak üzereydi. 1315 senesinin İskoçya'sında birbirlerine düşman ve aynı zamanda muhtaç bir çiftin hikayesi...

2 yorum:

  1. Bu yazarın kitaplarını daha önce okumadım. Konular güzel görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende ilk defa bu kitabıyla tanıştım yazar ile. :)

      Sil

Copyright 2013 © BİR OTAKUNUN DÜNYASI

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI