Doğuştan Çapkın (Chigaco Stars Serisi#7)

Kübra | 1/29/2016 |

Orjinal Adı: Natural Born Charmer
Yazar: Susan Elizabeth Phillips
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Tür: Günümüz Romans,Romantik Komedi,Spor
Goodreads Puanı: 4.14
Sayfa Sayısı: 428
Seri Sıralaması: Chicago Stars Serisi #7
Yayınevi: Pegasus Yayınları
  Çıkış Tarihi:  2015
Bomboş bir otobanda muhteşem bir futbolcu, kunduz kostümlü bir kadın… İşte, hayat bu kadar komik olabilir.

Yol kenarında başsız bir kunduzun yürüdüğünü görmek her gün karşılaşılabilecek bir manzara değildir. Chicago Stars'ın oyun kurucusu Dean Robillard'ın destansı yaşamında bile... Dean yeni spor arabasının frenlerine asılıp kunduzun yanında durur ancak kunduz, kocaman kuyruğu sallanırken küçük, sivri burnunu havaya dikerek yoluna devam eder. Hem de tam gaz. Çünkü kunduz çok öfkelidir…

Bu kesinlikle bir dişi kunduzdur çünkü başının olması gereken yerde, terle ıslanmış, koyu renk, atkuyruğu saçlar görünmektedir. Kendi sıkıcı yolculuğunda aklını dağıtacak bir şey için yanıp tutuşan Dean kapıyı açıp Colorado'ya giden yola adım atar…

Eğlenceli, romantik ve dokunaklı… Doğuştan Çapkın unvanını kaybetmek üzere olan bir altın çocuk ile kendinden başka kimseye güvenmemesi gerektiğini öğrenmiş, cesur bir kadının unutulmaz aşk hikâyesi.


Önceki kitapta karşımıza çıkan Dean Robillard'ın hikayesini okuyoruz Doğuştan Çapkın'da.

Dean yeni aldığı çiftliğe giderken yolda bir kunduzla karşılaşıyor,daha doğrusu kunduz kılığında bir kızla. :D

Blue sevgilisi için oraya gelmiş ama hayal ettiği ile bulduğu arasında farklar var tabi.Salak Morty. *-*

Bu sayede ikilinin yolları kesişiyor.Dean Blue'yu arabasına alıyor ve yolculukları sırasında ona iş teklif ediyor.Böylece çiftimizin asıl hikayesi de başlıyor.

Yine ve yine harika bir SEP kitabıydı.İkili arasındaki çekişmeler,eğlenceli diyaloglar çok güzeldi.
Aynı zamanda yine yan karakterler ile kitabı süslemiş.Sadece ya çiftler değil,onlar dışında yer alan diğer karakterlerlerde çok iyiydi.

Bu kitapta yer alan yan çiftimizi belki Aşk Kapıyı Çalınca kitabından tanırsınız.Orada Georgie'nin hem arkadaşı hemde stilist danışmanı olan April ile Jack Patriot yer alıyordu.İşte bu kitapta da onların birleşmeden önceki hikayeleri anlatılıyor. :D

April ve Jack'in bir geçmişi var.Dean ikisini de affetmemiş ama çiftlikte geçirdikleri zaman boyunca annesini ve babasını affediyor doğal olarak.

Jack'in kızı,Dean'ın üvey kardeşi Riley ile olan diyalogları,sahneleri çok iyiydi.Riley Dean'ı bulmak için çiftliğe gelmiş,onun kendisini sevmesi için yaptıkları falan çok güzeldi ya.Nihayetinde 11 yaşında bir kız çocuğu annesinden,babasından sevgi görmemiş.Bunu ağabeyinden bekliyor.Dean başlarda Riley'dan uzak durmaya çalışsa da ağabey olduğu gerçeğini kabul etti ve Riley'in istediğini ona verdi.Çok sevindim. :)

Jack ise 54 yaşında bir rocktı,hemde popüler bir rockçı ama bir baba nasıl olunur hiç bilmiyor,tıpkı zamanında April'in nasıl bir anne olunur bilmediği gibi.Burada geçirdiği süre boyunca hem Dean ile hem de Riley ile arasını düzeltti.Eh April ile de düzeltti tabi. :D

Birde kasabanın sahibi,aksi mi aksi ihtiyar Nita var.Seviyorum böyle aksi gibi görünen ama aslında yufka yürekli olan ihtiyar karakterleri.

Nita'nın Dean'a Blue'm ile başlayan bir cümlesini okudum ya Allam ya başlarda kız kendisine aksi davrandı diye onu hapse tıkdıran kendisi değildi sanki. :D

Blue'nun annesi yardıma muhtaçları kurtaran,ülkeden ülkeye giden bir kadın.Kızına yaptıklarını haklı çıkarmaz ama yine de yaptığı şeyler iyi şeylerdi o yüzden kızamadım ona.Sadece Blue küçükken ona bakan aile kendi çocukları olunca onu göndermelerine çok sinir oldum. *-*

Blue'nun küçükken sevmeye başladığı herkes ile zamanla ayrılması onda kendini insanlardan uzak tutma,kendini sevgiye kapatma huyunu kazandırmış.Bu yüzden hiçbir yerde kalıcı değil,gezgin.

Jack'i ne zaman görse dili tutulan Blue'nun fangirl hallerine bayıldım. :D
Bu arada Blue kendi tarzında bir ressam.Her ne kadar portre resimlerinde pek başarılı olmasa da manzara resimlerini süper çiziyor.

Sonlara doğru Dean'ın yaptığı bir şey var ki kendisi ne derse desin çok kızdım ona. Resmen Blue'ya hizmetçi muamelesi yaptı pislik...

Neyseki kendisini hem Blue'ya hem de bana affettirdi. Ama sonda ben daha farklı bir sonsöz bekliyordum açıkcası.Bütün seri karakterlerini falan görsek fena olmazd hani.Ama serinin yeni kitabında olur belki bu.

Orjinal kapakta güzel ama bizim kapağı da sevdim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Copyright 2013 © BİR OTAKUNUN DÜNYASI

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI