Okuma Etkinliği #2 - Kimliksiz 1.Gün | Yorum

Kübra | 3/02/2015 |

Tür: Romantik Komedi,Macera,Aksiyon
Goodreads Puanı: 4.26
Sayfa Sayısı: 520
Baskı Yılı: 2014
Yazar: Selvi Atıcı
Yayınevi: Müptela Yayınları

Deryal Yiğit, nam-ı diğer Kimliksiz... Kirli geçmişiyle, acımasızlığıyla, kadınlara değer vermeyişiyle bilinen karanlık bir adam... Garip takıntıları ve sadece kendine sakladığı sırlarıyla, kendi çöplüğünden yarattığı krallığında hükümdarlığını süren Deryal'in hayatına Burcu bomba gibi düşmüştü.
Burcu, Deryal'in yeni takıntısı mı, yoksa hayatının yörüngesini değiştirebilecek tek kadın mıydı? Sırları ve çözemediği sorunlarıyla Deryal'in hayatına girmek zorunda kalan Burcu, omuzlarına binen tonlarca yükün arasında aşkı kaldırabilecek miydi?
Spoiler vermemeye çalıştım,kitabın alıcı noktalarından bahsetmedim ama yine de bir kaç yerde ufakta olsa klavyeden kaçmış olabilir. :D
Ona göre yorumumu okuyunuz. :)

Selvi Atıcı Hayal Perest'in en sevdiği yazarlar arasında yer alıyor ama sadece netteki hikayelerini okumuş,Kimliksiz kitabını daha okuyamaıştı.Yayınevine okuma etkinliği yapmak için kitap gönderebilir misiniz diye sormuş ve olumlu yanıt alınca da bana sürpriz yaptı. :D

Etkinliğimiz böyle başladı.Tabi benim kitabım ondan önce geldiği için ben kitabı daha önce okuyup bitirdim. :D

Selvi Atıcı takip ettiğim bir yazar olmadığı için kalemi ve tarzı hakkında pek bir bilgim yoktu.Bu yüzden okumaya başlamadan önce yine o bilindik tedirginlik vardı ama okumaya başlayınca gitti.Daha ilk sayfalardak eğlenceli diyalogları okuyunca bu kitabı seveceğimi anladım. :)

Kitapta cidden çok komik ve eğlenceli diyaloglar var.Hatta bir ara ben mafya kitabı mı okuyorum moduna girdim.Gerçi mafya kitabı değildi ama onun tarzında bir kitaptı diyelim.

Deryal'ın geçmişte yaşadıklarına çok üzüldüm ama o yılmamış şimdiki konumuna gelebilmek için çok çalışmış.her türlü pis işi yapmış.Hırsızlık,adam öldürme vs.

Kitabın konusu oluşturan bir kaçakçılık işi var.Deryal bunu kabul etmiyor ama karşı taraf iyice zorluyor. Burada Deryal'ın bu işi kabul etmemesini ve Ogün denen adama verdiği cevabı çok beğendim.

Deryal'ın Burcu ile tanışması ise bir tesadüf sonucu oluyor.Tabi daha sonra bunun aslında tesadüf olmadığını öğreniyoruz. :3

İlk sayfalardan beri Burcu'nun bir sırrı olduğunu anlıyorsunuz zaten.Aklıma bir kaç teori gelmişti ve onlardan biri çıktı ama işin içinde başka bir olayda vardı.İşte onu hiç tahmin edememiştim.

Deryal dışarıdan asarım keserim havası verse de aslında çok iyi bir kalbi ve içinde büyümemiş bir çocuk var.Evinde Burcu dvdleri karıştırırken bazı dvdleri onun elinden almaya çalışması ve bunlar film diye diretmesi.Burada dedim ki bunlar film değilse o zamannnn!!! Burcu ile aynı şeyi düşündük ama Deryal bizi sefle kınadı. :P Sonra aklıma eğer bunlar her iki türlü de film değilse o zaman öldürdüğü adamların videosu falan mı var die düşündüm ki tam o sırada Burcu'da tekrar dvdlere dikkat kesildi ve gerçek ortaya çıktı;ÇİZGİ FİLM.Evet sayın okuyucu Deryal'ın saklamak için uğruna Burcu ile mücadele ettiği şeyler çizgi filmmiş.Bu sahnede Deryal'in düşüncelerini okurken çok üzüldüm.Gerçekten çocukluğunu hiç yaşayamamış ve dokuz yaşında sokaklarla tanışmış.Burcu'nun onunla alay etmesini beklerken Burcu tam tersi onunla çizgi film izledi.Ayy yerim ben sizi yaaa. ( Mecazi olarak tabi. :D )

Sonra sonra Deryal'ın oyuncak odası.Allahım dedim bu adam gerçekten içinde bir çocuk yaşatıyor.O oda da Burcu'ya anlattıklarıyla geçmişi hakkında daha fazla şey öğreniyoruz.

Deryal'ın en yakını Adem ile olan sahnelerinin çoğu komedi.Bu ikili yan yana gelince muhabbetleri nedense komediye dönüşüyor. :D

Deryal'ın çalışanlarından Şirin'i de çok sevdim.Hatta Deryal Burcu'yu barda müdür yapmak istediğinde Şirin'in kırıldığı gibi bende daha çok kızdım.Bütün çalışanlar çalışmayı bırakmasına rağmen Şirin hep onun yanında kaldı ama kıza hiç işle ilgili yüksek bir rütbe vermeyi düşünmedi.Burada Deryal'e kızmıştım. *-*

Neyse sonra kızgınlığım geçti tabi. :D

Şirin ve Ahmet'in atışmaları çok eğlenceliydi.Başlarda birbirlerinden nefret ettikleri hissini uyandırsa da zaten aslında durumun tam tersi olduğunu anlıyorsunuz.Adem'in ilan-aşk etme şekline bayıldım. Yarın ki alıntılar kısmında mutlaka göreceksiniz bunu. :D

Sonrasında Adem'in hemen evlenmek istemesi ve bunun için çalışmalara başlaması. :D
İşte her zaman ne denir "En büyük aşklar nefretle başlar."
Gerçi bu söz onlara pek uymuyor çünkü onlar birbirleriyle feci şekilde atışsada aslında ikisi de birbirine aşık. :3

Ah bu Adem çok çatlak ve çılgın yaaa,onların hikayesinin de bu kitapta olmasına sevindim.Şirin desen ondan da çatlak bence ama pek göremedik. :D

Deryal'in çok iyi bi aşçı olduğunu biliyor muydunuz? Hem karizmatik hem yakışıklı hem karanlık bir hava veriyor aynı zamanda içinde bir çocuk yaşatıyor ve tüm bunların üzerinde harika lezzetli yemekler yapıyor.Lütfen bana da bir adet Deryal fırlatır mısınız? :3

Deryal'ın annesi çocuklarının cinsiyeti ne olursa olsun adını Deryal koymaya karar vermiş.

Babasının adı ve annesini isminin birleşimi.Derya+Yalınay: Deryal  (Bunu Hayal Perest'ten çaldığım doğrudur. :D )

Her ne kadar babasını göremese de babası onu ve annesini çok sevmiş.Annesi de kendince çocuğunu sevmiş ama küçük bir çocuk için yaşadıklarını düşününce Deryal hep annesini suçlamış.Öyle ki öldüğünde bile anlamamış ve bir daa ona kötü davranmayacağına dair sözler vermiş.Ölü annesinin yanında günlerce kalmış.
Onun kokmasına rağmen ona sırtını dönmemiş ve en sonunda insanlar onları bulmuş.Deryal bunları Burcu'ya çocuk odasında anlatmıştı.Çocukluğu gerçekten zor geçmiş ama en sonunda annesi ve babasının onu çok sevdiğini öğrendi.Belki bunca yaşananlardan sonra onun yerinde olmayan biri için bunun anlamı olmayabilir ama onun için büyük bir anlamı vardı.

Deryal hakkında bu kadar çok konuştuğumuz yeter.Birazda esas kızımız Burcu'dan bahsedeyim.Yukarı da onun bazı sırları olduğunu yazmıştım.Kitabı okurken az çok bir şeyler tahmin edebiliyorsunuz zaten ve sonuçta o tahminlerden biri çıkıyor.22 yaşında menekşe gözlü bir kız Burcu.İlk başlarda istemese de Deryal ile zaman geçirdikçe onun aslında göründüğü gibi biri olmadığını anlıyor ve ona aşık oluyor.

Ailesi öldükten sonra amcasının yanında yaşamaya başlamış kardeşiyle.Yaşını yaşadığı olaylara göre biraz küçük buldum ama yinede fazla göze batmadı.

Yaptığı şeyin bir nedeni olduğunu daha sonra anlıyorsunuz zaten ve bunu öğrenince ona hak veriyorsunuz. Sevdim ben Burcu'yu da Deryal'e olan aşkını da.

Kitap aslında beş puanı hak ediyor ama Deryal'in Burcu'ya yaptığı bir şey var ki,Deryal'i ne kadar sevsemde bu hareketine çok ama çooooooooooook kızdım. *-*
Kızı anlamadan dinlemeden yargısız infaz yaptı ve kendince cezasını verdi.Yaptığı şeyin hiçbir koşulda bahanesi yoktu ve affedilmesi de öyle ama işte aması var.Burcu'nun aşkı daha ağır bastı ve onu affetti.Deryal'de yaptığı şeyden pişmanlık duysa da sonuçta bunu yaptı.

Sanırım yaptıkları içinde affedemediğim tek şey bu. -_-
Deryal'i sevsem de bu yaptığı şeyle ona çok ama çok kızdım.

Bu yüzden bir puan kırıp dört yıldız verdim.

Kitabın kapak tasarımını çok beğendim.Konuya uyan bir kapak olmuş.
İç kısmında da başta ve sonda mavi sayfalar var.Özenli yapılan işleri seviyorum. :)

Selvi Atıcı'yı Hayal Perest sayesinde tanısamda bundan sonra takip edeceğim yazarlar arasında. :D

Son olarak yayınevine bu güzel kitabı gönderdiği için teşekkür ederim. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Copyright 2013 © BİR OTAKUNUN DÜNYASI

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI